Avukat Müvekkil İlişkisinde En Yüksek Fayda Nasıl Elde Edilir? 1024 684 Avukat Burak Taşcı

Avukat Müvekkil İlişkisinde En Yüksek Fayda Nasıl Elde Edilir?

Tahmini Okuma Süresi: 9 dakika ⌛

Avukat ile müvekkil arasında sıkı bir güven ilişkisi kurulması şarttır. Bu güven ilişkisi ise ancak belli davranış biçimlerine uygun hareket etmekle mümkün olabilecektir.

Yazımızda yer alan ölçütleri tek tek kontrol ederek avukatınızla aranızdaki avukat-müvekkil ilişkisini gözden geçirebilirsiniz.

Bir Avukat Müvekkiline Nasıl Yaklaşmalıdır?

Avukatın size yaklaşım biçiminde dikkat etmesi gereken unsurlar şunlardır:

Profesyonellik

Avukat müvekkili ile görüşmelerinde yalnızca hukuki probleme odaklanmalıdır. Müvekkilin daha önce hiçbir avukatla diyaloğu olmamış olabilir. Bu ihtimali avukat bir varsayım olarak kabul etmelidir. Özellikle ilk görüşme sırasında müvekkilin anlattıkları, hukuki konunun dışına çıkarsa avukat müvekkilini nazikçe uyarmalıdır.

Gerekli açıklamayı yaparak müvekkilini yalnızca hukuki konu ekseninde tutmaya özen göstermelidir. Bu şekilde avukat ile görüşülen kısıtlı süre, müvekkil açısından daha efektif olarak kullanılmış olacaktır.

Önyargılardan arınmış bir tavır

Avukat, müvekkilini yalnızca bir iş sahibi olarak görmelidir. Müvekkiline değer yüklü bir bakış açısıyla yaklaşmamalıdır. Müvekkilini yaptığı yanlış davranışlar nedeniyle işin gereği haricinde eleştirmemelidir. Müvekkili suçlayıcı tavır, tutum ve söylemlerden itinayla kaçınmalıdır. Müvekkil; avukatıyla görüşmesi sırasında söylediklerinin ve anlattıklarının avukat tarafından yadırganmayacağından emin olmalıdır. Aksi halde, müvekkilin avukatına yanlış veya eksik bilgi vermesi söz konusu olabilecektir. Bu durumun yargı sürecinde açığa çıkması halinde ise hukuki çıkmazlar ve aleyhe durumlar gelişerek müvekkil bakımından hak kayıpları ortaya çıkabilecektir. Müvekkilin avukata güven duyması için avukatın ön yargılardan arınmış bir tavırla müvekkile yaklaşması gerekmektedir.

Sır saklama yükümlülüğü

Avukatın sır saklama yükümlülüğü, müvekkil yararına kanundan doğan bir haktır.

Müvekkilin kişisel bilgi ve sırlarının gizliliğini korumak avukatın kanuni yükümlülüğüdür. Avukat, müvekkilinin söylediklerini ve verdiği bilgileri kendisine duyulan güvenle bir sır olarak kabul etmelidir. Bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmamalıdır. Avukat, müvekkilinin en mahrem bilgilerine sahip olmanın bilinç ve idrakinde olmalıdır.

Hukuki bilgi

Hukukun engin bir derya olması nedeniyle avukat hukukun her alanına tam anlamıyla hakim olamaz. Buna karşın avukatlıkta hekimlerinkine benzer bir uzmanlaşma söz konusu değildir. Uzmanlaşma, avukatın şahsi tercihiyle veya avukata gelen işlerdeki yoğunlaşmaya bağlı olarak gelişebilir. Bilgi ve deneyim; avukatlık faaliyetinin en önemli unsurlarındandır. Fakat ülkemizde mevzuat değişiklikleri oldukça sık gerçekleşmektedir. Bunun yanında içtihatlar hukukun kaynakları arasındadır ve uyuşmazlıkların çözümünde çok önemli bir yer tutar. Bu nedenle avukatın günceli takip etmesi ve her daim bildiklerinden şüphe etmesi gerekir. Avukat, önüne gelen her ihtilafta somut olayı kanun ve içtihat süzgecinden geçirerek hareket etmelidir. Avukat, sahip olduğu hukuk nosyonu ile önüne gelen uyuşmazlığın hukuki nitelemesini yapar. Sonrasında ise hukukun kaynaklarında güncele yönelik araştırma yapması gerekir. Ezcümle avukat, önüne gelen her işte titiz ve disiplinli bir çalışma faaliyeti yürütmelidir.

İletişim becerileri

Avukat, sahip olduğu mesleki enformasyonu müvekkili için uygulamaya yönelik olarak kullanabilmelidir. Avukatın müvekkiline doğru bilgi vermesi kadar bilgiyi müvekkilin anlayabileceği şekilde sadeleştirmesi zorunludur. Çünkü avukatlık faaliyeti bir yasa koyucu faaliyeti veya bir akademik faaliyet değildir. Avukatlık; hukuku, uygulama mesleğidir. Bu uygulama faaliyeti sırasında avukat, yargı organları ile müvekkili arasında bir köprü görevi görmelidir. Avukat hukuki terminolojiyi müvekkilinin idrak düzeyine indirebilmelidir. Müvekkilini anlayabileceği ölçüde bilgilendirebilmeyi başarabilen bir avukat, müvekkilinin de yargı sürecine aktif olarak katılabilmesini sağlar. Bu aktif katılım, hukuki sürece müvekkilin daha fazla katkı sunmasını sağlar. Sonuç olarak avukatın hukuki ve uygulamaya yönelik bilgisi ile müvekkilin somut olaya yönelik bilgisi birbiriyle beslendikçe en yüksek fayda ortaya çıkar.

Tutarlılık

Avukatın müvekkiline garanti vermesi yanlış bir yaklaşım biçimidir. Bazen işin niteliğine göre sonuç baştan belli görünür. Buna rağmen bir yargılamada karar vericinin avukatlar değil hakimler olduğu unutulmamalıdır.

Beklenen sonuç lehe ise, bir avukat asla müvekkiline garanti vermemelidir. Avukat lehe ihtimalin ağır bastığını düşünüyorsa bunu kesinlik bildirmeyen ifadelerle müvekkile açıklamalıdır. Bu nedenle “olmuş bil”, “kesin kazandık”, “yüzde yüz diyorum” gibi ifade biçimleri avukatlık mesleğiyle bağdaşmaz.

Avukat, vekaletinizi almak için bu ifadelere başvurur. Bu tarz ifadelerle garanti veren bir avukattan uzak durulması gerekir. Çünkü işin sonunda aleyhe karar çıktığında avukat güvenilirliğini yitirecek olsa da çoktan iş işten geçmiş olacaktır.

Beklenen sonuç aleyhe ise avukat kanun yollarını sonuna kadar tüketmelidir. Avukat bazen gösterilecek çabanın boşa olduğunu düşünebilir. Bunun nedeni mahkemelerin bazı itirazları okumadan reddetmesidir. Buna rağmen “nasılsa buradan bir şey çıkmaz” yaklaşımı avukat için doğru bir yaklaşım değildir. Müvekkilinden yazılı muvafakat almadıkça avukat tüm olağan kanun yollarını sonuna kadar tüketir.

Avukat, müvekkilinin durumunu değerlendirir ve müvekkiline tutarlı bir hukuki strateji sunar. Hukuki destek sürecinde sürecin başında başka, sürecin devamında başka konuşamaz. Çelişkili şekilde bilgiler vermesi ve çelişen yönlendirmelerde bulunması müvekkil nezdinde avukatın güvenilirliğini zedeleyecektir. Buna karşın süreçte yeni durumlar gelişmesi nedeniyle avukat strateji değiştirmek zorunda kalmış olabilir. Böyle durumlarda avukatın gerekli açıklamayı müvekkiline yapması gerekir. Avukat, müvekkilinin kafasında soru işareti oluşmaması için tüm tedbirleri alır.

Sonuç odaklı yaklaşım

Avukat, müvekkilinin amaçlarına ulaşmak için sonuç odaklı bir yaklaşım sergiler. Gereksiz ve konu dışı ayrıntıları işin dışında tutar. Ülkemizde yargı süreleri fahiş düzeylerdedir. İşini iyi yapan bir avukatın başta hakimler olmak üzere tüm yargı mensuplarının işini de kolaylaştırması gerekir. Avukat yazılı veya sözlü tüm beyanlarında açık ve duru bir dil kullanmalıdır.

Vatandaşların “yırtıcı avukat” beklentisinin hukuk pratiğimizde bir karşılığı yoktur. Özel hukuka ilişkin davalarda Türk yargısında birçok duruşma sadece “ilgili yere müzekkere yazılmasına” veya “eksik hususlar giderilsin” beyanıyla sona erer. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında esasa ve usule yönelik işlemlere dair taleplerinde avukat gerekli zamanlarda gerekli yazılı açıklamaları mahkemeye eksiksiz iletmelidir. Zaten ağır aksak ilerleyen yargı sürecinde avukat, yargılama süresinin daha fazla uzamasını engelleyecek her türlü önlemi almalıdır.

Peki Ya Siz Avukatınıza Nasıl Yaklaşmalısınız?

Avukatınızla iletişiminiz sırasında dikkat edeceğiniz bazı hususlar avukatınızın işinizle daha özenli ilgilenmesini sağlayacaktır.

Net ve açık iletişim

Avukatınıza belirsiz, eksik veya yanlış bilgiler vermemeye dikkat edin. Bir mahcubiyet hissinden dolayı veya utanma duygunuz nedeniyle avukatınıza anlattıklarınız ile gerçekler arasına perde koymayın. Uygulamada avukatların yaşadığı en büyük sorunlardan biri müvekkillerinin eksik veya yanlış bilgi vermesi sonucunda hukuki sürecin zora girmesidir. Aleyhinize olan konular dahil hukuki sorununuz ile alakalı tüm konulara avukatınız sürecin başında hakim olmalıdır. Bu nedenle “haksız olduğunuz” noktaları atlamadan avukatınızla paylaşmalısınız. Aksi halde sizin gizlediğiniz hususlar ileri safhalarda ortaya çıktığında avukatınız için lehinize sonuçlar almak oldukça zora girebilir.

Hedeflerinizi ve taleplerinizi belirleyin

Avukatınızla iletişim kurarken hedeflerinizi belirleyin ve avukatınıza açık ve net bir şekilde ifade edin. Avukatınız yaşadığınız sorun karşısında lehinize alınabilecek maksimum sonucu almaya çalışırken aleyhinize olabilecek sonuçları ise minimum düzeyde tutmaya çalışır. Bu nedenle işin başında avukatınıza beklentilerinizi anlatıp avukatınızın öngörüsü ile beklentilerinizin örtüşüp örtüşmediğini muhakkak kontrol edin. Avukatınızdan ne beklediğinizi tam olarak ifade edin. Özellikle parasal değere ilişkin taleplerinizde avukatınız ile olası sonuçları değerlendirerek nihai kararınızı vermeniz faydanıza olacaktır.

Sizden istenilen belgeleri zamanında tedarik edin

Avukatınızın sizden istediği belgeleri zamanında hazır ederek avukatınıza verin. Özellikle istenilen belgeler bir davada hükme esas teşkil edecek mahiyette ise bu konuya çok daha fazla özen göstermelisiniz. Belgeleri avukatınızın söylediklerine harfiyen uyarak tedarik edin. Örneğin imzalı evrakların asıllarının sunulması gerekiyorsa ve avukatınız belgenin ıslak imzalı olması gerektiğini vurgulamışsa belgenin fotokopisini getirmeniz hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bu nedenle avukatınızın sizden istediklerine harfiyen uyarak belgeleri hazır edin. Aksi halde yaşanacak hak kayıplarından avukatınız mesul olmayacaktır.

Zamanı etkili kullanın

Avukatınıza konu dışı ve gereksiz ayrıntı vermekten kaçının. Hukuki destek almak için avukatınızın yanında olduğunuzu unutmayın. Avukatınızla görüşürken yaşadığınız mağduriyetten bahsettiğiniz sırada içinizi dökme eğilimi gösterebilirsiniz. Bu durum, makul düzeyde olduğu takdirde avukatınız tarafından da kabul edilebilir bulunacaktır. Ancak makul sınırların ötesine geçildiğinde avukatınızla görüşmeniz amacından sapmış olur.  Zira avukatınızla görüşmeniz bir psikoterapi seansı olmadığı gibi avukatınız da bir psikolog değildir.

Avukatınızla görüştüğünüz zamanı etkili ve amaca yönelik kullanmamanız avukatınızla daha sık görüşme talebinde bulunmanıza neden olacaktır ki avukatınız bu durumdan memnun kalmayacaktır. Aklınıza her takılan konuda saat ve gün gözetmeksizin hemen avukatınıza ulaşmayı denemeniz hoş karşılanmayan bir tavırdır. Avukatınız bazı konularda bir gelişme olduğunda kendisini hemen bilgilendirmeniz gerektiğini size söylemiş olabilir. Bunun haricinde aklınıza takılan konu acil cevap bulmanız gereken bir konu değilse aklınıza takılan konuyu not alarak randevunuz sırasında avukatınıza danışmanız yerinde olacaktır. Müvekkillerin “avukat telefonlarımı açmıyor”, “avukata ulaşamıyorum” gibi yakınmaları genellikle uygunsuz saatlerde yapılan aramaların bir sonucudur. Özellikle gece geç saatlerde veya hafta sonu avukatınıza acil olmayan bir konuda mesaj atmanız veya telefonla aramanız hoş karşılanmayan bir davranış biçimidir. Bu konuya özen göstermemeniz durumunda avukatınız sizinle iletişim kurmaktan uzaklaşacaktır. Avukatınızla ne zaman, nasıl ve hangi yolla iletişim kuracağınızı önceden belirlemek ve randevuya uygun hareket etmek avukatınız ile aranızdaki iletişimi güçlendirecektir.

Avukatlık ücretini zamanında ödeyin

Ödemenin nasıl yapılacağı avukat ile anlaşmanıza bağlıdır. Avukatlar her yıl kanun ile yenilenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden az olmamak kaydıyla verilecek avukatlık hizmetine karşılık işin niteliğine göre sizden bir vekalet ücreti ister. Avukatlık ücretini peşin almak her avukatın tercihidir, fakat sizin ekonomik durumunuza bağlı olarak avukat size taksit kolaylığı sağlayabilir. Bunun haricinde avukat peşin ücretin yanında sizden sonuca dayalı ücret de talep edebilir. Böyle durumlarda avukatınız sizinle avukatlık ücretinin nasıl ödeneceğine dair detayları içeren bir avukatlık ücret sözleşmesi yapar. Sözleşmeye ve kanunun emredici hükümlerine uygun davranarak avukatlık ücretine ilişkin ödemeleri avukatınıza zamanında yapmanız gerekir. Aksi halde avukatınız vekillikten çekilerek üstlendiği işten el çeker ve yapmadığınız ödemeler hakkında avukatlık ücreti alacağı için hukuki yollara başvurur.

Avukatınızın yetkilerini ve uyması gereken ilkeleri anlayın

Avukatınızın size vereceği hizmetler konusunda fikir sahibi olun ve avukatınızın yetkilerini anlayın. Bunun yanında avukatın hukuki süreçlerde uyması gereken avukatlık meslek kuralları, etik kuralları ve dürüstlük ilkeleri bulunmaktadır. Örneğin karşı taraf dava yönünden hasmınız olsa da karşı tarafın avukatı sizin avukatınızın meslektaşıdır. Duruşma saatinde meslektaşının gecikebileceğinden bahisle avukatınızın karşı taraf vekilini telefonla arayıp duruşmaya katılıp katılmayacağını sorması, katılacağını öğrendiğinde bir müddet meslektaşını beklemesi avukatlık meslek etiğinin bir gereğidir. Bu gibi durumlarda avukatınızın hassasiyetlerini anlamaya çalışın.

Hukukla bağdaşmayacak işlemler yapmasını istediğiniz takdirde ise avukatınız bunu reddedecektir. Tanık yönlendirme, hukuka aykırı deliller sunma gibi istemlerinizde avukatınız sizi uyarır. Talebinizde ısrarcı olmanız durumunda avukatınız dosyadan çekilecektir. Avukatınız açıkça kanuna aykırı olmayan fakat buna rağmen etik sorun veya hukuka aykırılık riski barındıran taleplerinizde ise sizden tüm sorumluluğu üstlendiğiniz bir yazılı talimat alarak talep ettiğiniz işlemi yapmayı tercih edebilir.

Avukatınıza güvenin

Güven unsuru avukat-müvekkil ilişkisinin en olmazsa olmaz unsurudur. Avukatınıza güveniyorsanız güven zedeleyecek eylemlerden kaçının, avukatınıza güvenmiyorsanız avukatınız ile aranızdaki vekalet ilişkisini sonlandırın. Avukatınızla vekalet ilişkiniz devam ederken avukatınızın size aktardıklarını başka bir avukata sorarak “kontrol etme” yollarına girişmek, avukatınıza hukuki konularda akıl öğretmeye kalkışmak, avukatınıza haber vermeden avukatınızın takip ettiği dosyada bir hukuki işlem yapmak veya başka bir avukattan hukuki destek almak avukatınız ile aranızdaki güven ilişkisini temelinden sarsar. Böylesi tutumlardan kaçınmanız durumunda zamanla avukatınız ile aranızdaki bağ kendiliğinden kuvvetlenecektir. Bu sayede kurulacak güçlü güven ilişkisi, avukatınızın işinize gösterdiği özene doğrudan yansır.

Tüm bu unsurlara riayet edildiği ölçüde sağlıklı bir avukat-müvekkil ilişkisinden söz etmek mümkündür.