Hukuk Sözlüğü
A
Aciz vesikası => Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)
Adli kontrol => Tutuklama sebeplerinin varlığına rağmen şüpheli veya sanığın denetim altına alınarak ve bazı haklardan mahrum bırakılarak tutuksuz yargılanmak suretiyle uygulanan koruma tedbiri
Ahde vefa => Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık
Ahz => Almak
Ahzu kabz => Bir miktar meblağın elden tesellüm edilmesi veya o miktar meblağın kasa hesabına kaydı
Akamet => Neticesizlik, kısırlık, sonuç alınmama
Akit => Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan tarafların yaptığı sözleşme, mukavele
Amme => Kamu
Ayni hak => Eşya üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar
Azil => Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması
B
Bakiye => Artan, kalan
Basiret => Doğru görüş, uzağı görüş, önceden görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü
Bedel-i misil => Emsaline uygun peşin para
Behemehal => Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp edip, mutlaka
Beher => Her bir
Belagat => İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği, söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı
Beraat => Aklanma
Bila bedel => bedelsiz
Bilahare => sonradan
Bilfiil => Gerçekten, fiilen, hakiki olarak, iş olarak, iş edinerek
Bilvekale => Vekaleten
Bono => Üzerinde yazılı belli bir tutarda paranın, senet lehtarına ya da onun emrine kayıtsız şartsız ödeneceğine dair taahhüdü içeren bir kambiyo senedi türü
Butlan => Geçersizlik
C
Cebir => Zor kullanma, zorlayış, zora başvurma, zor
Cebri => Zorla yapılan, zor kullanarak yaptırılan, zor altında, güç kullanarak
Celp => Çağırma, getirme
Cevaz => İzin, müsaade, caiz olma
Cismani => Cisimle, bedenle ilgili, bedensel
Ç
Çek => Üzerinde yazılı belli bir tutarın, belli bir kişiye, emrine taşıyıcısına (hamiline) ödenmesi konusunda bankaya hitaben yazılmış bir kambiyo senedi türü
D
Def’i => Borçlanılan edimin ifasından özel bir sebeple kaçınma hakkı
Derdest => Görülmekte olan
Derkenar => İlk derece mahkemesi kararının istinaf/temyiz edildiğine dair verilen belge
Doktrin => Bilimsel görüş, öğreti
Düplik => İkinci cevap dilekçesi
E
Ecrimisil => Bir malın kullanılmasından doğan yararların para ölçüleriyle takdiri
Eda davası => “Verme, yapma ve yapmama” taleplerine ilişkin dava türü
Edim => Borcun konusu. Alacaklının borç ilişkisine dayanarak borçludan isteme hakkı bulunduğu, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü olduğu şey
Eklenti => Bir konutun veya bir binanın kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan ya da kolaylaştıran yapı.
Emare => Belirti, iz, ipucu. Başlıbaşına ispat için yeterli olmamakla birlikte diğer delillerle desteklenmesi kaydıyla hükme dayanak yapılabilen olgular
Emsal => Benzer, eş, denk
Emtia => eşya, mallar
Eşkal => Biçimler, suretler, tarzlar
Evleviyetle => Haydihaydi, öncelikle
Ezcümle => Özet olarak, sözün kısası
F
Fahiş => Aşırı, ağır, çok fazla
Fail => Bir eylemi gerçekleştiren kişi
Fek => Kaldırma, bir hukuki sınırlamanın kaldırılması, sona erdirme, bitirme
Fer’i => Bağımlı, ekli, eklentili, ikinci derecede olan
Feragat => Hakkından kendi isteğiyle vazgeçme
Fesih => Devam etmekte olan bir hukuki ilişkiyi, tek taraflı olarak ve ileriye dönük olmak üzere sonlandıran bozucu yenilik doğurucu irade beyanı
Fezleke => Bir tahkikat veya muhakeme zabtını özetleyen belge
Fiil ehliyeti => İşlem yapabilme ehliyeti
Fuzuli işgal => Bir taşınmaz malı sahibinin izin ve rızası olmadan ele geçirmek
G
Gabin => Karşı tarafın özel durumundan aşırı yararlanma, sömürü
Gai => Amaçsal, amaca yönelik
Gaiplik => Ölüm tehlikesi içinde kayıp olmak ya da uzun süre haber alınamaması durumu
Gayrikabil-i rücu => Geri dönülemez
Gayrimenkul => Taşınmaz mal
Geçit hakkı => Bir taşınmaz üzerinden başka bir taşınmaz malikinin geçebilmesi için kurulan bir ayni hak
Gerçek kişi => İnsanlar, tüzel kişi olmayan
Gıyap => Hazır ve mevcut olmama, göz önünde bulunmama
Grev => İşçilerin aralarında anlaşarak veya sendikal faaliyet ile topluca iş bırakmaları
H
Haciz => Borçlunun, borcunu kendi arzusu ile ödememesi durumunda, alacaklının talebiyle, borçlunun (borca yetecek miktardaki) mal ve haklarına devlet cebriyle (icra dairesi tarafından) el konulması
Hak düşürücü süre => Söz konusu hak kullanılmaksızın geçirildiği takdirde hakkın özünün son bulduğu Kanunda belirtilen süre
Hak ehliyeti => Sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan ölüm anına kadar olan dönemde herkesin sahip olduğu medeni haklardan yararlanma yeteneği
Hakkaniyet => Hak ve adalete uygunluk, doğruluk
Haksız fiil => Hukuk düzeninin izin vermediği, zarar verici eylemler
Halef => Bir makamda, görevde sonra gelen kişi
Halel => Bozma, bozukluk, eksiklik, zarar
Hamil => Elinde bulunduran, taşıyan
Hasıl => Olan, ortaya çıkan, görünen
Hasım => Bir davada taraf bahsiyle alakalı konularda Karşı taraf
Havi => Kapsar; kapsayan; içeren; içerir
Hıfz => Saklama, koruma
Hısımlık => Evlenme ya da evlat edinme vasıtasıyla gerçek kişiler arasında oluşan bağ
Hibe => Bağışlama
Himaye => Koruma, korunma, birine arka çıkma
Hukuki tağyir => Bir kimsenin, kendisine ait olmayan menkul eşyalar üzerinde bazı işlemlerde bulunarak, bu eşyanın niteliğini değiştirmesi
Husumet => Hasım olma durumu, hasımlık, davada karşı taraf olma
Hususi => Özel
Hükümlü => Hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşmiş olan. Tutukluluktan farklı olarak infaz aşamasına ait bir kavramdır.
Hükümsüzlük => Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü şekilde yapılamaması veya kanuna aykırı olarak yapılması halinde hukuki sonuç doğurmaması
I
Iskat => Düşürme, hükümden düşürme, yok etme, iptal
Islah => Hukuk davalarında iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına karşı bir seferliğe mahsus başvurulabilen ve iddiayı genişletme veya değiştirmeye yarayan hukuki yol
Izrar => Zarar verme, zarara sokma
Iztırar => Zorunluluk, çaresizlik
İ
İade-i muhakeme => Yargılamanın yenilenmesi
İbare => Deyiş, cümle, paragraf, bir bölüm söz
İbra => Aklanma, temize çıkma, aklama, temize çıkarma. Alacaklının, borçlusunda bulunan alacağından tamamen veya kısmen vazgeçmesi
İbraname => İki taraf arasında herhangi bir alacak ya da verecek olmadığını ve tarafların bu konuda hak talep etmediğini gösteren belge
İbraz => Gösterme, meydana çıkarma, sunma
İcar => Kira
İcazet => İzin, ruhsat, diploma
İcbar => Zorlamak
İçtihat => Yargı kararları. Mahkemelerce verilmiş emsal teşkil eden önceki kararlar
İçtima => Toplanma, bir araya gelme
İddianame => Ceza yargılamasında, hazırlık soruşturmasının kamu davasının açılması için yeterli şüpheye eriştiğinin anlaşılması üzerine savcının dava açtığını bildiren yazılı belge
İfa => Yerine getirme, ödeme, bir işi yapma
İfade => Anlatım. Soruşturma aşamasında kolluk veya ilgili savcılık tarafından, söz konusu olayla ilgili şüphelinin beyanlarının alınması işlemi
İfraz => Ayırmak, tefrik etmek
İhbar => Haber verme, bildirme, bildirim
İhkak-ı hak => Kendiliğinden hak alma
İhtar => Hatırlatma, dikkati çekme, uyarma, uyarım
İhtarname => Uyarı, ikaz niteliğindeki belge
İhtilaf => Anlaşmazlık, uyuşmazlık, çekişme, görüş farklılığı
İhtiva => İçermek, kapsamak, içine almak, içinde bulundurmak
İhtiyari => İsteğe bağlı, seçmeli, istemli. Zorunlu olmayan
İhtiyati tedbir => Davacının, davasını kazanması durumunda, dava konusu şeye kavuşabilmesi için, davadan önce veya dava sırasında o şeyi garanti altına almasına yarayan önlem
İhtiyati haciz => bir para alacağının zamanında ödenmesinin garanti altına alınması amacıyla, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden, geçici olarak el konulması
İhzar => Hazırlama, huzura getirme
İkame => Yerine koyma, yerine kullanma, dikme, yerine geçme
İkmal => Eksik olanın tamamlanması
İkrah => Korkutma, bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak
İkrar => Saklamayıp söyleme, kabul. Bir hukuk davasında ikrar, hukuki ihtilafı ortadan kaldırır.
İktisap => Kazanma, kazanım, edinme, bir şeyin mülkiyetini elde etme
İlam => Mahkeme kararı
İlga => Ortadan kaldırma, yürürlükten kalkma, hükümden düşürme, geçersizleştirme
İlliyet bağı => Nedensellik bağı, bir neden ile ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişki
İltisak => Yapışma, bitişme
İmha => Yok etme, ortadan kaldırma
İmtina => Kaçınma
İnfaz => Yargı sonunda verilen kararın uygulanması, yürütüm
İnşai => Bir hukuki durumun ortadan kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir hukuki durumun yaratılması niteliğinde yenilik doğurucu
İntifa => Yararlanma, bir şeyden istifade etme
İntikal => Geçme, geçirim, nakil, birinden diğerine geçme, yer değiştirme
İpotek => Hak sahibine, alacağını, bir taşınmaz malın değerinden elde etme yetkisini veren sınırlı bir ayni hak
İrat senedi => Kıymetli evraka bağlanmış ve alacaklıya taşınmazın değeriyle sınırlı, bağımsız talep hakkı sağlayan taşınmaz rehini
İrtifak hakkı => Bir taşınmaz üzerinde, bir kullanma ve yararlanmaya rıza göstermeyi veya mülkiyete özgü bazı hakların kullanılmasından kaçınmayı gerektiren ve diğer bir taşınmaz veya kişi yararına ayni hak olarak tesis edilen hukuki işlem
İsnat => Bir fiilin bir kişiye yükletilebilmesi
İspat => Delil göstererek gerçeği ortaya çıkarma
İsticvap => Bir tarafın, kendi aleyhine olan belli bir veya birkaç vakıa hakkında mahkeme/hakim tarafından sorguya çekilmesi (dinlenmesi)
İstihkak => Hak istemek, hak ediş, bir şey üzerinde hak iddiasında bulunma
İstimlak => Kamulaştırma. Devlet veya kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda, bedelin peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazın tamamına veya bir kısmına kanunda gösterilen yöntemlere göre el koyması
İstimval => İlgililerin rızası olmasa bile yasa gereğince ve değer pahası karşılığında kişilerin mallarına el konulması
İstinabe => Görülmekte olan bir davada, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin kendi yargı çevresi dışında yapılması gereken bir işlem için yargı çevresi içinde o işlemin yapılacağı mahkemeden hukukî yardım istemesi
İstinaf => ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de usul yönünden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesi
İstirdat => Geri alma, geri isteme
İşbu => Eldeki, okunmakta olan, söz konusu, özellikle bu
İştirak => Katılma, ortak olma, ortaklık, birlikte yapma
İtfa => Bir borcu ödeme, takas, af gibi bir sebeple kapatma, sona erdirme
İvaz => Karşılık, karşı bedel. En az iki tarafın söz konusu olması
İzahat => Açıklamalar
İzahtan vareste => Açıklamaya değmeyecek kadar net ve açık
İzale-i şuyu => Herhangi bir malın satılarak bedelinin paylaştırılması suretiyle, bu mal üzerindeki ortaklığın giderilmesi
J
K
Kabil => Gerçekleşebilir, olabilir, olanaklı
Kaide => Kural, usul, ilke, prensip, esas
Kaim => Başka bir şeyin ya da kişinin yerine geçen
Kambiyo senedi => Ticaret hukukunda poliçe, çek ve bono
Kamulaştırma => Devlet veya kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda ve karşılığını (bedelini) peşin ödemek koşuluyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunda gösterilen usullere göre mülk edinmesi
Karine => Bilinmeyen bir olgu hakkında sonuç çıkarılmasını sağlayan bir işaret, belirti
Karz => Ödünç
Kast => Kanunun suç saydığı bir eylemi ve onu meydana getirecek hareketin sonuçlarını bilerek ve isteyerek yapma iradesi
Kavi => Kuvvetli
Kazai rüşt => 15 yaşını doldurmuş olan bir çocuğun, olağanüstü durumlarda mahkemece reşit kılınması
Kayyum => Belirli bir işin görülmesi ya da bir malın veya malvarlığının yönetilmesi için sulh mahkemesince atanan kişi
Kazuistik => Önceden görülebilecek sorunları belirleyip bunlara ilişkin çok ayrıntılı çözüm üretme çabası
Keenlemyekün => Yok hükmünde
Kefalet => Kefil olma; kefillik. Bir kimsenin alacaklısına karşı, o kimsenin borcunun yerine getirilmesini sağlama yükümlülüğü altına girme
Kefil => Alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından sorumlu tutulabilecek olan kimse
Kerhen => İğrenerek, istemeyerek, hoşlanmayarak, zorla, zoraki
Keşide => Düzenlemek, yazmak. Çek veya poliçelerde ise çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi
Keşideci => Düzenleyen
Kıstas => Ölçü, ölçüt
Kıstelyevm => Göreve gelinmediği veya geç gelindiği için maaş veya gündelikten kesinti yapılması
Kıyas => Karşılaştırma, oranlama, örnekseme
Kodifikasyon => Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi faaliyeti
Kolluk => Kamu düzenini sağlamak amacıyla kanundan doğan zor kullanma yetkileri bulunan güvenlik görevlileri: Polis, jandarma, sahil güvenlik
Konkordato => Dürüst borçlunun önerip de en az üçte iki alacaklısının kabulü ve ticaret mahkemesinin onaması ile ortaya çıkan bir anlaşmayla, alacaklıların bir kısım alacaklarından vazgeçmesi ve borçlunun da bu anlaşmaya göre kabul edilen borcun belli yüzdesini, tamamını ya da daha fazlasını, kabul edilen vadede ödeyerek borcundan kurtulması
Kovuşturma => Ceza davalarında, soruşturma aşamasından sonra iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle başlayan, mahkemece yürütülen, hükmün kesinleşmesine kadar devam eden yargısal süreç
Kontrat => Mukavele, sözleşme
Külfet => Sıkıntı, zorluk, yük, zahmet
L
Lafız => Söz
Lafzi => Metinde geçtiği haliyle söze yönelik
Layiha => Dilekçe, yazılı dilek, istek, tasarı
Lehtar => Senet üzerinde adı yazılı olan kişi. Hamiline veya emrine yazılı senetlerde ise lehtar senedi elinde bulunduran ya da emrinde tutan kişidir
Likit => Tutarı belli, bilinebilir. Belirsiz olmayan
Lokavt => İşveren tarafından kendi teşebbüsüyle veya bir işveren kuruluşun kararına uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılması
M
Mağdur => Haksızlığa uğramış olan
Mahfuz => Saklı, gizli
Mahiyet => Nitelik, bir şeyin aslı, esası, içyüzü
Mahsup => Hesap edilmiş, hesaba dahil edilmiş, hesaptan düşürülmüş
Maktu => Götürü, belirli miktarda, değeri biçilmiş, pazarlıksız
Malik => Mülkiyet hakkı sahibi, bir şeye sahip olan kişi
Matbu => Basılı, basılmış (Matbu dilekçe: zamandan kazanmak için ad, soyad, adres gibi haneleri boş bırakılarak hazırlanmış şablon dilekçeler)
Matrah => Bir kazancın vergi miktarını belirlemede temel olarak alınan, kazançtan giderler çıktıktan sonra geri kalan bölüm
Mazbata => Hareketleri kayıt altına alan tutanak, rapor benzeri belge
Mecur => Kiraya verilen şey, kiralanan
Meçhul => Bilinmeyen, tanınmayan
Mehil => Süre, önel
Menfi => Olumsuz
Menkul => Taşınır, taşınır mal
Mer’i => Yürürlükte, geçerli
Meskun => İçinde insan oturan, oturulan, yerleşilmiş
Mesnet => İsnad edilen şey, dayanılan şey, dayanak
Mesul => Sorumlu
Mevhum => Varsayılan, var olarak kabul edilen, kuruntuya dayanan
Mezkur => Zikredilen, sözü edilen, anılan
Minval => Biçim, yol, tarz
Muaccel => Vadesi gelmiş, ödenmesi gereken hale gelmiş
Muaraza => Çekişme, sataşma, birbirine karşı gelme, bir hak talebi, kavga
Muayyen => Belirli, belli, saptanmış
Mucibince => Gereğince, uyarınca
Mueccel => Vadeye bağlanmış fakat vadesi henüz gelmemiş, zamanı henüz gelmemiş
Mugayir => Aykırı, zıt, ters
Muhakeme => Yargılama
Muharrer => Yazılı, yazılmış
Muhdesat => Sonradan yapılmış, sonradan meydana gelmiş şeyler, yeni şeyler
Muhtelif => Çeşitli, değişik, farklı
Muhtıra => Uyarı
Mukabele-i bilmisil => Karşılıklılık esası
Mukabil => Karşılık, karşı
Mukavele => Sözleşme, akit, bağıt
Muris => Miras bırakan. Miras hukuku hükümlerinin uyguldığı ölen kişi
Mutad => Alışılmış, devamlı hale gelmiş, normal
Muteber => Geçerli, itibarlı, hatırı sayılır, güvenilir, sağlam
Muttali => Öğrenme, haberdar olma, bilgilenme
Muvafakat => Uygun görme, onama, razı olma, rızası olma
Muvazaa => Danışıklı işlem. Bir hukuki ilişkinin taraflarının, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak için yaptıkları gizli anlaşma
Mücbir => Zorlayıcı, zorlayan. Afet, savaş gibi durumlar
Müdafi => Savunucu, savunan
Müdahil => Dahil olan. Bir davaya üçüncü kişi olarak katılan
Müdahalenin men’i => Taşınır veya taşınmaz bir mala karşı yapılan maddi elatma veya sataşmanın, ayni hakka dayanılarak önlenmesi
Müddei => İddia eden kişi
Müebbet => Süresiz, yaşadığı sürece, ömür boyu
Müesses => Kurulmuş, kurulu, tesis edilmiş
Müessir => Etkili, sonuçlu
Müeyyide => Yaptırım. Bir hukuk kuralının emir ve yasaklarına uyulmadığı zaman karşılaşılacak olan
Müflis => İflas eden kişi, mahkemelerce iflasına karar verilen kimse
Mühür => Bazı kişi ve kurumların, yaptıkları işlemi veya koruma altına aldıkları eşyayı belgelendirmek için kullandıkları kazılı damga vb. araç
Mükellef => Yükümlü, ödevli
Mükerrer => Tekrar eden
Mülahaza => Düşünce, görüş
Mülga => Kaldırılmış, ilgâ edilmiş
Mümellik => Temlik eden, mülk olarak veren kişi
Mümessil => Temsil eden, temsilci
Mümeyyiz => İyiyi kötüden ayırt etme yeteneğine sahip kimse
Münazaa => Uyuşmazlık, çekişme, anlaşmazlık
Münferiden => Tek tek, ayrı ayrı, tek başına
Münhasır => ..ye özgü, ..ye ayrılmış, ..ye mahsus, sınırlanmış, ayrılmış
Mürafaa => Sözlü duruşma, genellikle Yargıtayda veya İdare Mahkemelerinde yapılan duruşmaya verilen ad
Müsadere => Zoralım, bir kimsenin taşınır veya taşınmaz bir malının, kendi isteği olmaksızın devlet tarafından elinden alınması
Müspet => Olumlu
Müstemir => Sürekli, kesintisiz
Müşteki => Durumundan yakınan kişi
Müştemilat => Eklenti
Müşterek => Ortak, birlikte
Mütalaa => Görüş, irdeleme, düşünce
Mütekabiliyet => Karşılıklılık
Mütemadi => Kesintisiz, sürekli, aralıksız
Mütemerrid => Temerrüde düşen kimse. Yapması gereken bir şeyi yapmamakta direnen
Mütemmim cüz => Tamamlayıcı parça. Mahalli örf ve adete göre, bir nesnenin esaslı unsuru olan, o nesne yok edilmedikçe veya parçalanmadıkça yahut niteliği bozulmadıkça ondan ayrılması mümkün olmayan parçalar, o nesnenin tamamlayıcı parçasıdır.
Mütenakıs => Çelişik
Mütenasip => Uygun, denk
Müteselsil => Zincirleme, dayanışmalı, ardı ardına
Müteveffa => Vefat etmiş olan kimse
Müvekkil => Kendisini vekil ile temsil ettiren kişi, vekil eden
Müzayede => Artırma, açık artırma
Müzekkere => Yargılama makamının yargılama sırasında ihtiyaç duyulan bilgi veya belgeleri sunması için ilgili kuruma veya makama yazdığı yazı
N
Nafaka => Bir kişiyi geçindirmekle yükümlü bulunan kimsenin, o kimseye ödemekle yükümlü olduğu, mahkeme kararıyla bağlanan aylık
Naip hakim => Mahkemenin yetki alanı içerisinde; ancak duruşma salonu dışında yapacağı işlemleri, mahkeme adına yapmakla görevlendirilen hakim
Navlun => Deniz yoluyla yapılan taşıma karşılığında ödenen bedel
Nesep => Soybağı. Anne-baba ile çocuklar arasındaki hukuki bağ
Nevi => Çeşit, tür
Nezaret => Denetim, gözetim
Nisbi => Mutlak veya maktu olmayan, bir şeye veya duruma bağlı
Norm => Uyulmadığında yaptırım uygulanan hukuki kurallar
Nosyon => Bir şey hakkında zihinde oluşan genel fikir, yalın ve genel tasavvur, anlayış
Numune => Örnek
O
Ö
Ön inceleme => Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi; mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması için, hukuk davalarında dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önceki evre
P
Plebisit => Antidemokratik referandum. Belli bir dönemde iktidarı fiilen ellerinde bulunduranların, hazırladıkları anayasa taslağını, bir tartışma ortamı yaratmaksızın, blok halinde ‘evet’ ya da ‘hayır’ ile sonuçlanabilecek bir halkoylamasına sunmalarına verilen isim.
Poliçe => Düzenleyen (keşideci), lehtar ve muhatap üçlü ilişkisinde bir kişi emrine, diğer bir kişiye verilen ödeme yetkisini kapsayan bir kambiyo senedi türü
Pozitif hukuk => Belli bir anda belli bir ülkede yürürlükte bulunan hukuk kurallarının tümü
R
Rayiç => Sürüm değeri, geçerli olan, piyasa değeri
Referandum => Halk oylaması. Halkın türlü siyasi ve toplumsal sorunlar karşısında olumlu veya olumsuz görüşünü belirlemek için başvurulan oylama.
Rehin => Bir borcun yerine getirilmemesi halinde, alacaklarının teminatı olmak üzere ve paraya çevirtme hakkıyla birlikte alacaklı lehine verilen taşınır veya taşınmaz mal güvencesi
Replik => Cevaba cevap dilekçesi
Resen => Kendiliğinden, herhangi bir talebe gerek olmadan
Riziko => Zarara uğrama tehlikesi
Rücu => Dönme, geri dönme. Bir ödemede bulunan kimsenin, bu bedeli, asıl ödeme yapması gereken kişiden istemesi
Rüçhan => Öncelik, üstünlük, imtiyaz
S
Saik => Sebep, güdü, amaç
Salahiyet => Yetki
Sanık => Suç işlediği sanılan kişi. Kovuşturma aşamasında üzerine suç atılı kişi.
Sehven => Yanlışlıkla
Semere => Bir maldan elde edilen ürünler
Sebepsiz zenginleşme => Bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşme
Senet => Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı belge
Sınırlı ehliyetli => Ayırt etme gücüne sahip, ergin olan ve kısıtlı olmayan kişiler. Tam ehliyetli olduğu halde birtakım sebeplerden ehliyeti sınırlandırılmış kişiler. Yasal danışmanları olmadan borç altına giremezler.
Sınırlı ehliyetsiz => Ayırt etme gücüne sahip, ergin olmayanlar ve kısıtlılardır. Ergin olmayanlar veli, vasi olmadan borç altına giremezler. Ayrıca vasilerin rızası olsa dahi kefil olamaz, bağış yapamaz, vakıf kuramazlar.
Sıra cetveli => İcra hukukunda satış tutarının tüm alacaklıların alacağını karşılamaması durumunda ödemelerin kime hangi sırayla ve ne şekilde yapılacağını düzenleyen çizelge
Sinkaflı => Erkeklik organı ve ilgili sövgülerin tümünün kısaltılmış biçimi
Sirayet => Yayılma, geçme, bulaşma
Soruşturma => Ceza hukukunda; yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülen yargı süreci
Sözleşmeden dönme => Taraflardan birinin, mevcut sözleşmeden cayması
Sulh => Barış
Sübut => Sabit olma, gerçekleşme, ispatlama, ispatlanma, kanıtlama
Sükna => Oturma, oturulacak yer, konut
Süje => Özne
Ş
Şerh => Kişisel hakların, devir sınırlamalarının ve geçici tescilin, tapu siciline yazılmasını gösteren terim. Diğer anlamı; açıklama.
Şufa => Önalım, öncelikli alım
Şümul => Kapsam, içine alma, kapsama
Şüpheli => Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişi
T
Taammüden => Tasarlayarak, planlayarak
Tacir => Ticaretle uğraşan, bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimse
Tahdit => Sınırlama, kısıtlama, çevreleme
Tahkikat => Ön inceleme aşamasından sonra esas inceleme aşaması. Maddi gerçeği ortaya koymak için gerçekleştirilen incelemeler, araştırmalar bütünü
Tahliye => Boşaltma, salıverme, serbest bırakma.
Tahkim => Taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemi
Tahkir => Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma
Tahrik => Harekete geçirme, kımıldatma
Tahvil => Değiştirme, değiştirilme, borç senedi
Takas => Vadesi gelmiş, aynı cinsten ve karşılıklı iki alacağın birbirine sayışılması.
Takriben => Tahminen, yaklaşık olarak, aşağı yukarı
Taksim => Ortak mülkiyette bulunan bir malın, ortaklar arasında yapılan bir sözleşmeyle veya dava açmak suretiyle bölüştürülmesi
Taksir => İradi olarak işlenen bir icra ya da ihmal eyleminden, fail tarafından istenmemiş olmalarına rağmen, kanunun cezalandırdığı sonuçların meydana gelmesi hali
Takyidat => Sınırlama, kısıtlama
Tam ehliyetli => Ayırt etme gücüne sahip, ergin olan ve kısıtlı olmayan fiil ehliyetinin tüm koşullarına sahip kişiler
Tam ehliyetsiz => Ayırt etme gücünden yoksun, fiil ehliyeti hiç olmayan kişiler
Tanık => Yargılamada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit
Tanzim => Düzenleme, düzeltme, yoluna koyma
Tapu sicili => Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere devletçe tutulan resmi sicil
Tasarruf => Bir şeyden yararlanabilme ve o şey üzerinde fiili veya hukuki işlem yapabilme gücü.
Tasdik => Doğrulama, onaylama
Tashih => Maddi hataların yargılama uzamadan düzeltilmesi
Tasnif => Sınıflandırma, kategorilendirme veya sıraya koyma
Tavzih => Hükümdeki fıkraların belirsiz veya çelişik olması durumunda kararı veren mahkemeye açıklama yaparak tereddüt veya aykırılığın giderilmesi için tanınan bir yol
Tazminat => Maddi veya manevi zarara karşılık ödenen bedel, zarar ödencesi
Tazyik hapsi => Borcun borçlu tarafından ödenmesini sağlamak amacıyla kanunda sayılan hallerde mahkeme kararı ile uygulanabilen yaptırım türü
Teamül => Örf ve adet, öteden beri olagelen, uygulama, insanlar arasında yapılagelen belli bir davranış.
Teati => Karşılıklı alıp verme
Tebellüğ => Bir tebliği alma, tebliğ edilen bir yazıyı imza ile teslim alma
Tebligat => Bir hukuki işlemin yetkili makamca, ilgili kişinin bilgisine sunulmak üzere, kanun ve usule uygun olarak yazı veya ilanla bildirilmesi
Tebliğ => Bir hukuki işlemin yetkili makamca, ilgili kişinin bilgisine sunulmak üzere, kanun ve usule uygun olarak yazı veya ilanla bildirilmesi
Tecdit => Yenileme, tazeleme, açıkça anlaşılacak şekilde önceki borcun, yeni bir borç kurarak ortadan kaldırılması, yenileme.
Tedip hakkı => Ana babalara tanınmış çocuğa öğüt verme, sert davranma, ihtarda bulunma hakkı
Tediye => Ödeme, bir borcun ödenmesi
Tefhim => Verilmiş olan kararın veya hükmün, duruşmada hazır bulunan taraflara yargıç tarafından yüze karşı sözle bildirilmesi
Tehir => Erteleme
Teksif => Yoğunlaştırma, bir noktada dikkat toplama
Telif hakkı => Fikir ürünü eserler üzerinde yaratıcısının sahip bulunduğu hak
Tekerrür => Tekrarlama, tekrar etme
Tekit => Belirli süre zarfında cevap alınamaması halinde tekrar yazı yazarak cevap istenmesi .
Temellük => Mülk edinme, kendine mal etme, sahip olma, sahiplenme, devralma
Temerrüt => Alacaklı veya borçlu taraflarından birinin borcunu veya yükümlülüğünü zamanında ve usulüne göre yerine getirmemesi durumu
Temettü => Kâr, kazanç payı, yarar
Teminat => Belli bir hukuksal durumu (genellikle borcun ödenmesini) sağlamak için verilen garanti
Temlik => Bir malın veya hakkın, bir hukuki işlemle başkasına devredilmesi
Temyiz => Yargı kararlarının esas ve usûl açısından yüksek mahkemede denetime tabi tutulması
Temyiz kudreti => İyiyi kötüden ayırma ve makul biçimde davranışta bulunma yeteneği
Tenaküz => Çelişki
Tenfiz => İnfaz etme, bir hükmü uygulama, gereğini yerine getirme, bir şeyi geçerli kılma
Tenkis => İndirme, azaltma, eksiltme
Tensip => Uygun görme
Terditli => Kademeli
Tereke => Miras bırakanın mirasçılarına geçen kalıt, mirasçılara kalan malvarlığı
Terkin => Silme, çizme, resmi kütük veya defterde yazılı bulunan bir konunun (şerhin) çizilmesi
Tescil => Resmi sicil veya defterlere bir konunun (hakkın) yazılması, kayıt düşülmesi
Tesellüm => Teslim alma
Teşebbüs => Bir failin suç işlemek kastıyla harekete kalkışması ancak elinde olmayan nedenlerle sonucu elde edememiş olması hali
Teşmil => Kapsamına alma, yayma
Tevdi => Vermek, bırakmak, sunmak
Tevil => Bir kapalı sözü yorumlama, bir başka anlam katma, değişik biçimde yorumlama
Tevkif => Tutma, bekletme, bir yerde tutma
Tevkil => Vekil olarak tayin edilmiş kimsenin, vekillik yetkisini bir başkasına devretmesi
Tevsi => Genişletme
Tevzi => Dağıtma
Teyit => Destekleme, güçlendirme, tasdik etme
Tezat => Zıtlık gösterme, karşıtlık, iki şeyin çelişki göstermesi
Trampa => Bir malın başka bir malla veya bir hakkın başka bir hakla değiştirilmesini konu alan sözleşme
Tutanak => Toplantı, duruşma, sorgu, olay yeri vs. sırasında söylenenleri ve olayları kayıt altına almak için tutulan en az iki kişinin imza altına aldığı belge
Tutuklama => Ceza hukukunda belirtilen şartların gerçekleşmesi ile bir sanık veya şüphelinin, suçluluğu hakkında kesin bir karara varılmasından önce özgürlüğünün hakim kararı ile geçici olarak kısıtlandığı bir koruma tedbiri
Tüzel kişi => Kendisini oluşturan gerçek kişilerin üzerinde ve onlardan bağımsız bir varlığı ve belirli bir amacı bulunan hukuki kişilik
U
Uhdesinde => Üzerinde, sorumluluğunda
Usul => şekle ilişkin
Uzlaşma => Anlaşma, bir ihtilafın sona erdirilmesi
Ü
Üçüncü şahıs => Bir sözleşmenin, davanın veya icra takibinin taraflarından olmayan kişi
V
Vade => Belirlenen süre, borcun ödeme zamanı, ifa zamanı
Vakıa => Olay, olgu
Varis => Mirasçı
Vasi => Kanunun öngördüğü durumlarda, küçük veya kısıtlı kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından atanan kanuni temsilci
Vasiyet => Kişinin sağlığında tek taraflı irade açıklaması ile yaptığı ölüme bağlı tasarruf
Vekaletname => Genelde noterlerce düzenlenen ve vekilin hangi konularda ne şekilde müvekkili temsil edeceğini gösteren yazılı belge
Vekil => Vekalet sözleşmesi gereği, müvekkil tarafından ve onun adına işlem yapmakla yetkilendirilen kişi
Velayet => Anne ve/veya babanın, reşit olmamış çocuklarının korunması ve temsil edilmesi için öngörülmüş hukuksal haklar
Veli => Velayet hakkına sahip bulunan anne ve/veya baba
Veraset ilamı => Ölenin kanuni mirasçılarını gösteren, mahkemeden alınan hüküm
Veraset belgesi => Ölenin kanuni mirasçılarını gösteren, noterden alınabilen belge
Vesait => Vasıtalar, araçlar
Vesayet => Velisi olmayan küçüklerin veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum.
Vuku bulmak => Olmak, oluşmak, meydana gelmek
Vücut bulmak => Ortaya çıkmak, oluşmak, olmak
Y
Yediemin => Uyuşmazlık konusu şeyin saklanması ve idaresi kendisine verilen kişi, güvenilir kişi
Yekun => Toplam
Z
Zabıt => Tutanak
Zamanaşımı => Kanunda öngörülen ve belirli koşullar altında geçmekle, bir hakkın kazanılmasını, kaybedilmesini veya bir yükümlülükten, yaptırımdan kurtulmayı sağlayan süre
Zımni => Üstü kapalı, açık olmayan
Zihni kayıt => Bir kimsenin bilerek ve isteyerek, asıl iradesiyle uyuşmayan bir beyanda bulunması
Zilyet => Bir şeyi fiilen elinde bulunduran kişi
Zuhur etmek => Ortaya çıkmak, doğmak